Bugün de sessizce köşeme çekildim,
Ağladım.
Ne yaparsam yapayım,
Anlatamadım.

Selam. "Gülümse" şiirini blogumda paylaşmak istiyorum. İznin olur mu?
Anonymous

Tabii yalnız benden aldığını belirtebilirsen sevinirim. İsmimi yazabilirsin ya da bloguma link verebilirsin. :)

Hayatım boyunca buna sinir oldum, olmaya da devam edeceğim.

Hani şöyle sözde arkadaşlarınız vardır, işi düştüğünde arayan, mesaj atan hatta kitleyen durmadan. Hep bir şeyler isterler, daha attığı ilk mesajdan anlarsınız. İki üç harfi fazla fazla yazılmış bir ‘canım’ ya da takma isminiz, samimi görünmek için. Mecbur, cevap verirsiniz söylene söylene. İki saniye geçmeden takır takır söyler isteklerini. İyi kalpli bir insan olduğunuzu, ona yardım edeceğinizi çok iyi bilir, adeta kullanır bunu zaten. Bir gün tersinize gelir bu mesajlardan biri. Ters ters cevap verirsiniz o sözde arkadaşa. Çünkü bıkmışsınızdır, sizi sadece işi düştüğünde mesaja boğmasından. Belkilerle, bakarızlarla geçiştirirsiniz konuyu. Diğeri de çok büyük bir kibarlıkla(!) teşekkür eder. Sonra tam sustu dersiniz, pat bir mesaj daha. İşte en sinir olunacak nokta, bir adet “Sen iyi misin?”, “Bir şeyin mi var?”, “Bir şeye mi üzüldün?” tarzı, aşırı düşünceli(!) bir mesaj gelir karşınıza. Çünkü bu kadar basittir onlara göre, kendilerinin hiçbir suçu olmadığını düşündüklerinden, sizin ona ters davranma sebebinizin sizden kaynaklandığını düşünürler. İçlerini rahatlatmak, bir parça da düşünceli bir arkadaş gibi görünmek için, sorarlar ısrarla. “Bir şeyim yok” ya da “Gayet iyiyim” dersiniz, bir de inanmazlar. İlla ki sorunun sizde olduğuna kanaat getirmişler çünkü.

Yazar

Eli silah tutan herkes,
Savaşa gitmeli, değil.
Eli kalem tutan herkes,
Bir kez olsun yazmayı denemeli,
Olmalı lafın doğrusu.

Tüfeğinin ucuyla
Birbirinin kalbini parçalamak yerine;
Kaleminin ucuyla,
Birbirinin yüreğine dokunmalı insanlar.

Çünkü öldürmek kolay,
Ama sen yaşatabilir misin
Birini,
Sadece sözcüklerinle?

Kafasına silah doğrultmuş birinin ellerinden,
Çekip alabilir misin o silahı,
Sadece,
Birkaç yaşam dolu sözle?

Çünku bitirmek kolay,
Ama sen başlatabilir misin
Sonu yazılmamış bir öyküyü,
Elinde bir kalemle?

Bir yazar için bile zorken,
Bir hikayenin sonunu getirmek,
Nasıl bitirirsin bir hayatı sen?
Üstelik yazarı bile değilken.

Ne haddine,
Mutsuz sonlara boğmak,
Binlerce hayatı?

Bir insanı güldürmek,
İki sözcük kolaylığındayken,
Ağlatmak niye?

Hadi, at silahını.
Al eline bir kalem,
Yaz.
Mutlu bir hikâyenin,
Mutsuz sonunu değil bu sefer.

Aksine,
Öyle bir hikâye yaz ki,
Affedilsin bütün hataların,
Gülümsesin, ağlattıkların.

Geç değil ama güç.
Yapabilir misin?

Kalemi kullanmak,
Silahtan daha zor ama,
Sen yine de,
Yazabilir misin?

•31 Ağustos 2014•

Gülümse.

Zordur, gülümsemek.
Karanlık bir tünelde yürürken,
Umudunu kaybetmeden,
Sonundaki ışığı görmeye çalışmak;
Zordur.

Zordur, gülümsemek.
En ufak bir söz,
Paramparça ederken kalbini,
Yerle bir ederken, ümidini,
Zordur.

Zordur, mutlu olmak.
Her şey inadına ters gittiğinde,
Umutsuzluğun çaresizliğinde,
Yüksekten bir anda,
Düştüğünde,
Zordur.

Zordur, umursamamak.
İnsanlar, bütün değer verdiklerin
Üstüne üstüne geldiğinde,
Acımasız insanların
Sivri eleştirileri, kalbini deldiğinde,
Zordur.

Zordur, kendin olmak.
Toplum, laçkalaşmış kalıplarını
Üstünde denemeye çalışırken,
Maskeler, balolardan çok,
Hayatın vazgeçilmezi olmuşken,
Ve de en çok,
Kendi olanlar; farklı olanlar,
Uzaydan gelmişlermiş gibi sanki,
Dışlanıp, bir kenara atılmışken,
Zordur.

Zordur, bilirim.
Ama sen inadına gülümse.
Gülümsemeni unutturan herkesin gözünün içine baka baka,
Gülümse.

Bırakma kendini, düşme.
Düşersen de kalk,
Mutlu ol, her şeye ve herkese rağmen.
Mutlu ol, mutlu etmek için.
Mutlu ol, kendin için.

Dinleme, arkandan konuşanları.
Görme, çekemeyip alay edenleri.
Umursama, dikkatine değmeyenleri.

Çıkar maskelerini.
At bir kenara,
Üstüne uymayan kalıpları.

Kimsenin yapamadığını yap,
Kimsenin göremediğini gör,
Duyamadığını duy,
Hissedemediğini hisset,
Sevemediğini sev.

Farklı ol.

İnsanlık, bir yapboz değil ki,
Sen bir parçası olmak zorunda olasın.

Kendi yolunu çiz,
Kendi bulmacanı çöz.

İlla ki de, dışlayacaklarsa,
Dışlasınlar, dışlan.
Yalnız da yaşamayı öğren.

İnsanlık, koyun sürüsü değil ki,
Sürüden ayrılanı kurt kapsın.

Olsa olsa,
Yalnız kalırsın.
O da sonu değil ki hayatın,
Yaşarsın.

Çünkü bu kısacık hayatı ancak,
Bazı insanları umursamayıp,
Acılara gülümsediğinde;
Sıradanlığa kapılmayıp,
Kendini gerçekleştirdiğinde;
Umutsuzluğa esir olmayıp,
Özgürce hayal ettiğinde,
Anlarsın.

İşte o zaman yaşarsın,
Hayatını.

Ve hayat,
Üzülmek için çok kısa.

Gülümse.

Yaşa, zam’an’ını.

Hayatta bazen sarhoş da olmak lazım. Çünkü hayat, insanın kafası güzel olunca, daha güzel.

Ornitorenk şekerliğiii